töreni seyrettim. sunucu ricky gervais çok gıcıktı. ödülleri sunmak için çıkacak kişileri, önden önden iyi benzetti. robert de niro, cecille b.demille onur ödülü'nü aldı, konuşmayı biraz fazla uzattı ama iyiydi yani. (ödülü almasından kısa bir sonra ödülü paramparça olmuş bu arada) bir de 50-60 yaş üstü her çıkanı (ödül alsın almasın) ayakta alkışladılar, ne iş? ama bir yandan da al pacino, törenden ayrılıp çocuklarını yatırmaya gitmiş (hollywood.com haberi) tören sonrası partisi için geri döndüğünde ise içeri alınmamış! vay vay!
bu görkemli törenleri seviyorum aslında.
ödül almak için her çıkandan dokunaklı veya espiritüel bir konuşma bekliyorum ama öyle etkileyici bir konuşma olmadı. Akademi ödüllerinden medet umacağız artık.
geçelim kılık kıyafet değerlendirmesine.
golden globe'un kendi sitesinden aradığım her şeyi bir arada bulamadım, google'da ararken bir siteye rast geldim. gecenin kıyafetlerini renk tonlarına göre ayırmış, çok da hoş olmuş. hepsi bir arada şuradan görülebilir.
ben en kötülerini derledim. berbatlıkta birinciliği de tilda swinton'a (üçüncü sıradaki) verdim.
...ve gönüllerin en şıkı, tabii ki scarlett johansson!
18 Ocak 2011 Salı
68.Golden GLoBe (Altın KüRe) Kırmızı Halı Değerlendirmesi ve Tören Dedikoduları
şunların lafı geçiyor
68th Golden Globe Awards,
Altın Küre,
Kırmızı Halı,
Scarlett Johansson,
Tilda Swinton
17 Ocak 2011 Pazartesi
'Konuş, Hafıza"
şunların lafı geçiyor
bizi bozmaz,
figen şakacı,
fotoğraf,
konuş hafıza,
lissy elle,
masal,
nabokov,
radikal kitap,
sanatsal
15 Ocak 2011 Cumartesi
68.Golden GLoBe (Altın KüRe) ÖdüLLeri ve KazaNanLar
bu yıl, 68. kez düzenlenecek olan "Golden Globe" (Altın Küre) ödüllerinin adayları belli oldu. 16 Ocak Pazar günü ödüllerin sahiplerini bulacağı tören, gecenin köründe cnbc-e'de yayınlanacak.
ben de kategorileri ve adayları yayınlayarak, kendi tahminlerimi paylaşayım istedim. aday filmlerden sadece birini izledim ve eleştirmenlerin/seyircilerin değerlendirmelerine pek bakmadım etkilenmeyeyim diye. tahminlerin elle tutulur bir tarafı yok zaten, tamamen yumuşak yerlerimden sallayacağım. olur mu olur!
şunların lafı geçiyor
68th Golden Globe Awards,
Altın Küre
14 Ocak 2011 Cuma
saNdman - kumların gücü adına!
güncede bahsettiğim üzere oyun arayışlarım nihayete ermedi, dişime göre bir oyun bulamadım maalesef. nerelere baksam zaten daha önceden oynadığım güzel oyunlarla karşılaşıyorum.
eh, birini de paylaşayım bari dedim.
oyunumuz sandman. kum dökerek uyurgezerleri hedeflerine ulaştırmaya çalışıyorsunuz bu oyunda. ilk bölüm kolay gibi gözükebilir ama sonradan işler çetrefilleşiyor. biraz zaman geçirmek isteyecekler için birebir.
müzik biraz kulak tırmalıyor ama kapatma seçeneği var yani.
oyundan birkaç görseli de ekleyip son bir not düşeyim, "aman sıkıldım" derseniz kaldığınız yerden sonradan devam edebiliyorsunuz.
bu pek şeker miniclip oyununa ulaşılacak adresi de verdik mi, işlem tamamdır.
eh, birini de paylaşayım bari dedim.
oyunumuz sandman. kum dökerek uyurgezerleri hedeflerine ulaştırmaya çalışıyorsunuz bu oyunda. ilk bölüm kolay gibi gözükebilir ama sonradan işler çetrefilleşiyor. biraz zaman geçirmek isteyecekler için birebir.
müzik biraz kulak tırmalıyor ama kapatma seçeneği var yani.
oyundan birkaç görseli de ekleyip son bir not düşeyim, "aman sıkıldım" derseniz kaldığınız yerden sonradan devam edebiliyorsunuz.
bu pek şeker miniclip oyununa ulaşılacak adresi de verdik mi, işlem tamamdır.
13 Ocak 2011 Perşembe
günLerin köPüGü #2
- sevgili günlük, insanın bir şeyler planlayıp planlayıp yapamaması kötü şey. plan dediğin de bir şeyleri yapmak için değil mi zaten? gerçekleştirilmeyen plana ne deniyordu?
- yemek yapmak güzeldir.
- her akşam bir film seyreder olduk. geçen gün de rastgele bir film seçelim derken, kötü bir seçim yapmışız. the air i breathe'in imdb'deki seyirci oylarının 7 olması beni çok şaşırttı. 5 buçuktan 6 veriyorum ben. hadi o da birkaç ünlü sima bir araya geldiği için.
- maalesef "muhteşem yüzyıl"a takıldık. türk dizilerini seyretmek gerçekten geriyor beni...
12 Ocak 2011 Çarşamba
10 Ocak 2011 Pazartesi
günLerin köPüGü #1
aslında birkaç zamandır blog'a ajandavari bir gadget eklemek istiyordum ama istediğim gibi bir şey bulamadım. sonra düşündüm ki, fil ucusu'nda olduğu gibi belki de kısa kısa notlarla, ufak bir günce gibi kayıtlar girebilirim. böylece hem film güNcesi'ni, hem okuduğum şeyleri, hem de hayata dair etki/tepkilerimi paylaşır, günlük tadında kayıtlar girmiş olurum. bu hafta sonu itibariyle notlarım..
şunların lafı geçiyor
bereketli topraklar üzerinde,
edgar wright,
fil uçuşu,
günce,
insanlık anıtı,
kürk mantolu madonna,
lovely bones,
mehmet aksoy,
peter jackson,
sabahattin ali
8 Ocak 2011 Cumartesi
blog yapım aşamasında
evet, yeni şablon aramalarım sonuç verdi. yükledik bakalım.
kayıtları da düzenledim biraz ama daha işi var gibi. bir de aslında kayıtların tarihinin gözükmesi gereken yerler nedense "tanımsız" gözüküyor. algılayamadı mıdır, nedir. ama bu yeni kayıtta bile gözükmediğine göre bir terslik var.
"tepki" seçeneği de ortadan kalkmış(!)
karanlık arka plan beni de sıkmıştı doğrusu.
yorumlar kısmını da kaldırabilsem güzel olacaktı.
hadi bakalım, hayırlısı.
sonradan not: kayıtlara atlama aralığı ekliyorum, tamamı sayfada gözükmesin diye. ama sayfayı açınca, kaydın devamını görüntüleyecek bağlantıyı ben göremedim. kayıtlar eksik/yarım gibi mi gözüküyor acaba?
notun notu: kayıtlar sonunda "devamı.." gibi bir link gözükmüyor, kayıt başlığına tıklandığında tamamı görülebiliyor.
kayıtları da düzenledim biraz ama daha işi var gibi. bir de aslında kayıtların tarihinin gözükmesi gereken yerler nedense "tanımsız" gözüküyor. algılayamadı mıdır, nedir. ama bu yeni kayıtta bile gözükmediğine göre bir terslik var.
"tepki" seçeneği de ortadan kalkmış(!)
karanlık arka plan beni de sıkmıştı doğrusu.
yorumlar kısmını da kaldırabilsem güzel olacaktı.
hadi bakalım, hayırlısı.
sonradan not: kayıtlara atlama aralığı ekliyorum, tamamı sayfada gözükmesin diye. ama sayfayı açınca, kaydın devamını görüntüleyecek bağlantıyı ben göremedim. kayıtlar eksik/yarım gibi mi gözüküyor acaba?
notun notu: kayıtlar sonunda "devamı.." gibi bir link gözükmüyor, kayıt başlığına tıklandığında tamamı görülebiliyor.
5 Ocak 2011 Çarşamba
bir yılbaşı
yılbaşı geçeli çok oldu ama fotograf balosu'nda okuduğum şu yazıdan beri geçen yıllarda neler yaptığımı düşünür, hafızamı zorlar oldum. keşke dedim, keşke her yılbaşından bir fotoğrafım veya yazılı bir kaydım olsaydı.
şunların lafı geçiyor
aile,
fotoğraf balosu,
kartpostal,
kütük pasta,
pendik,
yılbaşı
hafızanın derinliklerinden #2 - baBes in toyLaNd
yılın ilk sabahında, kendimi yataktan koltuğa zorla sürükledikten sonra, mgm sinema kanalında bir filme rast geldim ve ne hikmetse oturup izledim. film, 1986 yapımı "babes in toyland"di. filmin tek çekilir yanı, 11 yaşındaki haliyle ufacık tefecik drew barrymore ve 22 yaşındaki haliyle yeni yetme keanu reeves'di. yine de pes etmedim, ısrarla sonuna kadar dayandım. (hiç gereği yoktu)
filmin konusunu da bir yerlerden hatırlıyordum aslında. (fiL) hafızayı biraz zorlayınca 8-10 yaşlarında izlediğim başka bir versiyonunu hatırladım. meğer o zamanlar izlediğim hali 1934(!) yapımıymış. filmin diğer adı "march of the wooden soldiers", ki ben bunu hatırlayabilmiştim. "babes in toyland"in (stan) laurel ve (oliver) hardy'li bu ilk versiyonu siyah beyaz ve çok daha eli yüzü düzgün. bulsam tekrar izlerim sanıyorum.
hafızamda yer eden çocukluk filmlerimden ilkini böylece paylaşmış olayım, birkaç kare ve bir videoyla.
filmin konusunu da bir yerlerden hatırlıyordum aslında. (fiL) hafızayı biraz zorlayınca 8-10 yaşlarında izlediğim başka bir versiyonunu hatırladım. meğer o zamanlar izlediğim hali 1934(!) yapımıymış. filmin diğer adı "march of the wooden soldiers", ki ben bunu hatırlayabilmiştim. "babes in toyland"in (stan) laurel ve (oliver) hardy'li bu ilk versiyonu siyah beyaz ve çok daha eli yüzü düzgün. bulsam tekrar izlerim sanıyorum.
hafızamda yer eden çocukluk filmlerimden ilkini böylece paylaşmış olayım, birkaç kare ve bir videoyla.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









