film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ağustos 2013 Salı

the couNseLor

#HaveYouBeenBad


Ekim 2013!! the couNseLor bekleyişi!

kadro ölümcül!!
no country for old men'in yazarı cormac mccarthy'nin ilk senaryosu
yönetmen blade runner, alien, hannibal, prometheus yönetmeni ridley scott
oyuncular brad pitt, michael fassbender, javier bardem

gelsin trailer, geçsin zaman bir an önce! 

6 Ağustos 2013 Salı

inDie gaMe: the moVie


"video oyunların ışıltısı hayatını aydınlatabilmiş herkesin senelerdir beklediği belgesel Indie Game: The Movie sonunda seyirci karşısına çıktı"

Indie Game: The Movie (2012) | Öteki Sinema yazısı ve IMDb linki

5 Ağustos 2013 Pazartesi

woody allen's hipsterific woLveRiNe

uzun zamandır ne sinemaya gider oldum, ne de vizyonu takip eder..
copland, girl, interrupted filmlerinin yönetmeni james mangold'un wolverine filminin geçen hafta vizyona girdiğini woody allen'ın wolverine'ine rastgeldiğimde fark etmem de ayrı bir ilginçlik. orijinal wolverine boxofficeturkiye.com'un verilerine göre geçen hafta türkiye'de en çok izlenen film olmuş bu arada.

süperkahraman filmlerinin gediklisi filan sayılmam ama woody allen'dan uzun metraj bir uyarlama izlemek keyifli olurdu. şimdilik youtube'un official comedy kanalının yayınladığı 2 buçuk dakikalık videoyla idare edelim.

( hipsterific) wolverine by woody allen

26 Temmuz 2013 Cuma

saLingeR'ın hayatı film olmayaydı

J. D. Salinger'ın ilk romanı Çavdar Tarlasında Çocuklar 1951'de yayınlandıktan sonra popüler olmuş ve bugüne kadar da popülerliğini korumuştur.

Salinger ise kitabın getirdiği popülerlikten ve kendisine gösterilen ilgiden hep rahatsız olmuş, gözlerden uzak yaşamak için mücadele vermiş, 2010'un Ocak ayında, 91 yaşında vefat edene kadar da münzevi hayatını sürdürmeye çalışmıştı.

ölümünün ardından,  yekta kopan'ın yazdığı yazıda "miras akbabaları" diye bahsettiği "birileri" boş durmamış olacak ki, biyografisinin yayınlanacağı ve hayatının anlatıldığı bir belgesel çekildiği haberleri geldi ve filmin fragmanı yayınlandı bile.

önümüzdeki yıl gösterime gireceği söylenen filmde;

J.D. Salinger'ı tanıyan yakınları, onunla çalışmış insanlar ve eserlerinden ilham alan başka sanatçılar da dahil olmak üzere, toplamda 150 kişi ile gerçekleştirilen röportajlar sonucunda okura ve seyirciye “gerçek” Salinger anlatılmaya çalışılacak. 

aman ne iyi etmişsiniz! öldükten sonra bile rahat bırakmamışsınız adamı. 
açıp baksanız doğru düzgün fotoğrafını bile bulamayacağınız salinger'ın hayatı, nerelerden ne kazılıp çıkarıldı da film yapıldı, bilemiyorum. 

benim bulabildiğin fotolar arasında, bu yazı için en anlamlı olacak foto bu olurdu herhalde (fotoğrafını çekmek isteyen bir gazeteciye yumruk sallarken)


salinger'ın eserlerinin telif haklarıyla ilgili süreç ve içinden salinger geçen filmlerle ilgili çok güzel bir yazı futuristika'da http://www.futuristika.org/sinemada-salinger/ 
yazıdan - hislerime tercüman - ufak bir son not
Okurlarına bir kitabı beğenirlerse o kitabın yazarını aramalarını öğütledi ama ulaşamazlarsa ne yapacaklarını söylemedi Salinger. Sadece rahat bırakılmak istedi. Filmleştirilmesi istediği öyküleri dışında gelen teklifleri de kabul etmedi. Mesafeyi korudu. Arzu ettiği mahremiyeti oluşturup koruyabilmek için olmadığı birisi gibi davranmak zorunda kaldı belki de.

18 Temmuz 2013 Perşembe

diReNişin siNemAsı


altyazı'nın temmuz-ağustos sayısı dağıtıma çıktı. 
direniş, sayıyı biraz geciktirdi, çok da iyi etti..

130. sayının özel dosya konusu "direnişin sineması"
Gezi Direnişi’nin sinemasal yansımalarının izini süren özel dosyada, direnişte hayaleti dolaşan sinemasal imgeler, dünden bugüne kolektif sinema üretimi deneyimleri ve Y Kuşağı’nın sinema referanslarıyla örülü isyan duygusu farklı yazılarla kendine yer buluyor. Süreç boyunca kameralarını ellerinden düşürmeyenlerle direnişi kayıt altına almanın etiği ve estetiği üzerine yapılmış bir yuvarlak masa tartışmasının yanı sıra, Altyazı okurları da sokaklarda, meydanlarda ve parklarda verilen mücadelenin çağrıştırdığı filmleri anlatarak Direnişin Sineması’na katkıda bulunuyorlar.
altyazi'nin internet sitesinden bir video ve yazıyı paylaşmak istedim..

video;
gezi havası'nı solumayana belgesel;
gezi havası'nı soluyana; ateşler, gazlar, saldırılar altında yaşanan özgürlük, birliktelik, umut, mücadele hissini tekrar hatırlatacak bir video..

senem aytaç'ın yazısıyla..
www.altyazi.netGezi Havası - Altyazi.net
...
parkta yeni filizlenen hayat kendi döngüsel ritmini kurarken, sokaklarda bu yeni hayat ihtimali berraklaşmasın diye ortalık sise boğulmaya devam ediliyor.
...
bir zaman aralığının, hep birlikte hem sokakta biber gazı solunan hem de parkta nefes alınan bir deneyimin videosu bu.


bir hatırlatma: 8 temmuz'da vali gezi parkı'nı "törenle" açmış ve birkaç saat sonra 'marjinal gruplar gelebilir' gerekçesiyle kapatmıştı. o akşam, aralarında taksim dayanışma platformu üyelerinin de bulunduğu 50 kişi gözaltına alınmıştı. 12 kişi tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmiş, mahkeme için savcılıktan 2 gün ek süre istenmiş ve gözaltına alınanların evlerinde hukuksuz aramalar yapılmıştı. mücella yapıcı'nın evinde yapılan aramalarda Birikim, Feminist Politika ve Altyazı dergilerine delil olarak el konmuş ve suç delili sayılmıştı. 

1 Ekim 2011 Cumartesi

'The Shining'in Devamı Geliyor

Devamlılık Hatası'ndan: Shining'in devamı geliyor: "İlk romanın başkişisi Danny Torrance'ın büytümüş bir halde karşımıza çıktığı Dr. Sleep ile ilgili çok bilgi yok ama içinde vampirlerin de olacağı söyleniyor."

31 Mayıs 2011 Salı

doCuMenTariSt 2011


"Belgesele Bakış Açınız Değişecek!"

doCuMenTariSt 4 yaşında. İstanbul Belgesel Günleri, 31 Mayıs – 5 Haziran 2011 tarihleri arasında gerçekleşiyor. Festival afişlerinden filli olanı bu kayda uygun gördüm elbette.

Film gösterimleri dört ayrı salonda: Akbank Sanat, Fransız Kültür Merkezi, Pera Müzesi Oditoryumu ve Cezayir Salonu. Yan etkinliklerse Akbank Sanat ve Sismanoglio Megaro'da. (Yunanistan Başkonsolosluğu)

film gösterimler 4 tl ve biletler MyBilet üzerinden alınabiliyor. yan etkinlikler ve atölyeler ise ücretsiz.

bu yılki program, Arap Dünyasından Belgeseller, Etnografi ve Belgesel Sinema, Müzik Filmleri, Post-Komünizm Dönemi başta olmak üzere belirli tema ve başlıklar üzerine yoğunlaşıyor. 15 ayrı bölümden oluşan programın bölümlerinden biri de SİYAD Türkiye Belgeselleri Seçkisi. Birkaç gösterimini kaçırdığım "Ekümenopolis: Ucu Olmayan Şehir"i bu sefer izlemeyi planlıyorum.

İmre Azem'in 2011 yapımı filminin tanıtımından:

Bu ilk uzun metrajlı belgeseliyle İstanbul’a bütüncül bir yaklaşımla bakmayı amaçlayan ve değişim kadar onun dinamiklerini de sorgulayan İmre Azem, bizi yıkılmış gecekondu mahallelerinden gökdelenlerin tepelerine, Marmaray’ın derinliklerinden üçüncü köprünün güzergâhına, gayrimenkul yatırımcılarından kentsel muhalefete, bu uçsuz bucaksız kentte uzun bir yolculuğa çıkartıyor.
festival programının tamamına şu adresten ulaşılabilir.
iyi seyirler.

27 Ocak 2011 Perşembe

jeFF buckLey'i kim oYnaYacak?

jeff buckley; 1997 yılında Memphis Nehri'nin sularında boğulduğunda henüz 30 yaşındaydı. geride az sayıda albüm bıraktı ama dönüp dönüp dinlenilesi, huzur bulunası, hüzünlenilesi etkiler bırakmıştır bünyelerde.
şimdilerdeyse hayatının film yapılacağı söylentileri dolaşıyor. 2011'in sonlarına doğru çekimlerine başlanacağı söylenen filmde, Buckley'in müzisyen kimliğiyle birlikte normal biri olarak da değerlendirilecekmiş. tabii filmin kurmaca mı, yoksa bir belgesel formatında mı olacağını bekleyip göreceğiz.
filmin yapımcısı michelle sy, bu rolde yer almak isteyen oyuncularla görüşme halindeymiş. Buckley'i oynamak için can atan isimlerden biri "Alacakaranlık" serilerinin Vampir Edward'ı Robert Pattinson. Bir diğeri "Transformers" serilerinden Shia LaBeouf. Son olarak kulağıma çalınan isimse Milk, In The Valley of Elah, Örümcek Adam serileri ve son olarak da 127 Hours filminden hatırlanabilecek James Franco.


şimdi sorarım size:

jeff buckLey'i kim oyNasın?

5 Ocak 2011 Çarşamba

hafızanın derinliklerinden #2 - baBes in toyLaNd

yılın ilk sabahında, kendimi yataktan koltuğa zorla sürükledikten sonra, mgm sinema kanalında bir filme rast geldim ve ne hikmetse oturup izledim. film, 1986 yapımı "babes in toyland"di. filmin tek çekilir yanı, 11 yaşındaki haliyle ufacık tefecik drew barrymore ve 22 yaşındaki haliyle yeni yetme keanu reeves'di. yine de pes etmedim, ısrarla sonuna kadar dayandım. (hiç gereği yoktu)


filmin konusunu da bir yerlerden hatırlıyordum aslında. (fiL) hafızayı biraz zorlayınca 8-10 yaşlarında izlediğim başka bir versiyonunu hatırladım. meğer o zamanlar izlediğim hali 1934(!) yapımıymış. filmin diğer adı "march of the wooden soldiers", ki ben bunu hatırlayabilmiştim. "babes in toyland"in (stan) laurel ve (oliver) hardy'li bu ilk versiyonu siyah beyaz ve çok daha eli yüzü düzgün. bulsam tekrar izlerim sanıyorum.


hafızamda yer eden çocukluk filmlerimden ilkini böylece paylaşmış olayım, birkaç kare ve bir videoyla.


25 Aralık 2010 Cumartesi

favorite films - favorite scenes #1 - sNaTch

tyrone: of course he's a "natural"


greatest quotes from sNaTch

terry gilliam presents "1884 - yesterdays future"

steampunk'la ilgili bir dosya yayınlamayı düşünürken, takip ettiğim blog'lardan biri, kisaiyidir'de kapsamlı bir yazıya rast geldim. kutlukhan kutlu'nun sinema dergisi için şubat 2004'de yazdığı ve onun izniyle blog'da yayınlanan yazıya buradan da bağlantı verelim.

steampunk, sinemadaki karşılıklarından, edebiyata, tasarımsal objelerden çizimlerine varan uçsuz bucaksız, (benim için) oldukça ilgi çekici bir dünya.

bu kaydı da terry gilliam'ın pek çok filminde birlikte çalıştığı görsel efektler ve görsel animasyon uzmanı tim ollive'le üzerinde çalışmaya başladığı "1884 - yesterdays future" filminin videosunu izlediğimde paylaşmaya karar verdim. 19.yüzyıl avrupa'sını steampunk havasıyla soluyan bu kuklalı animasyon filminin videosuna buyurun.

22 Aralık 2010 Çarşamba

uluslararası gençlik filmleri festivali




festivalin resmi sitesi www.genclikfilmlerifestivali.org
ancak ben siteye ulaşamadım. bazı sitelerden bilgilerine ulaşılabiliyor.

21-24 Aralık tarihleri arasında İstanbul, İzmir, Ankara, Eskişehir, Bursa ve Kocaeli’de genç yönetmenlerin kısa filmlerinin ücretsiz olarak gösterimlerinin yapılacağını belirtelim.

gençlik ve öğrenci eylemlerinin dünya çapında iyice sesini duyurmaya başladığı bir zamanda, olana bitene, düzene tepkisini gösteren ve hakkını aramaya çalışan genç insanların derdini anlayabilmek için bir fırsat yaratacaktır bu festival.

19 Aralık 2010 Pazar

yılın son sinema buluşması - "Randevu"

  “Kültürlerin, tarihin, sanatın ve sinemacıların randevusu”


TÜRSAK Vakfı’nın T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlediği “İstanbul Uluslararası Sinema Tarih Buluşması” 13. Yılından itibaren “Uluslararası Randevu İstanbul Film Festivali” adı altında; 24-30 Aralık tarihleri arasında izleyicileriyle buluşuyor. Gösterimlerin yapılacağı Maçka GMall ve Beyoğlu Cinemajestic sinemalarında öğrenci bileti 4 TL, tam bilet ise 5 TL gibi sembolik fiyatlarla satılıyor olacak. Fransız Kültür Merkezi‘nde yapılacak gösterimler ise ücretsiz.

16 Aralık 2010 Perşembe

TRON: Legacy

fazlasıyla domestik bir kişilik olduğumdan; sıcak evim, rahat koltuğum, pijamam, terliğimle film izlemek varken bana "kalkayım da sinemaya gideyim, bu film ancak beyaz perdede izlenir" dedirtecek filmler ancak başka yerde bulamayacağım veya fena halde görsel bir ziyafet sunacak seyirlikler olabiliyor.


netekim böyle bir film gözüme ilişti: "TRON:Legacy"
1982 tarihli aynı adlı filmin yeniden çevrimi.
her iki filmde de jeff bridges(!) evet.
yok aslında bu adama bir takıklığım, en sevdiğim aktörler sıralaması yapsam ilk 10'a girmez ama yayınların gidişatından öyle bir hava oluştu, nedense. kendime not: yakın zamanda bu hava dağıtıla.


filmin gösterim tarihi: 28 ocak 2011.
IMAX 3d gösterimi ve daft punk sosu da ayrıca ağız sulandırıyor.


hayal kırıklığı yaratmayacağını umuyorum ve filmin ilk resmi klibi daft punk'ın "derezzed"ini paylaşıyorum.



oh yes! this can be good!


tron ürünleri çılgınlığı:


















koleksiyonerler için bu görseli de eklemeden edemeyeceğim.
180 küsür dolarlık fiyatı biraz uçuk ama pek şık.









istanbul animasyon festivali



6.İstanbul Animasyon Festivali başlıyor. Gösterimler, 16-19 Aralık 2010 tarihleri arasında Pera Müzesi'nde.
Program ve festivalin sayfası: iafistanbul